3 Mart 2016 Perşembe

Seyahat Ederken Asla Yapmamanız Gereken 6 Klişe

Telefonunuzun ya da kameranızın yanınızda olmadığı bir seyahate ‘seyahat’ diyebiliyor musunuz? Siz çocuklar gibi şen, bambaşka maceralar doğru yol alırken her anınızı fotoğraflayıp sosyal medyada paylaşıyorsunuz da geride bıraktıklarınızın halini hiç düşünüyor musunuz? Onlar şehirde, onlar çalışıyor, onların yıllık iznine daha çok var, hayat onlar için hala çok sıkıcı… Yapmayın, timeline’ları klişelerle doldurmayın.
Güneşi tutan adam modası çoktan geçti, zaten tutamıyorsunuz da. Bu özgüven, bu çaba niye?
Tabelalara olan anlamsız merakınız nasıl başladı?
Deniz ve plaj ikilisi ile çektiğiniz fotoğrafların ciddi derecede kulak çınlamasına neden olduğunu biliyor muydunuz?
“Ayy çok güzel çıkmışsın canım!” (Siz değil, kuzu)
Kendinize de doğaya da böyle bir kötülük yapmayın. Şu güzel ortamı bozmayın.
Eee, bu kadar hızlı Selfie çekmenin de bir bedeli var! İşte böyle takipçilerinizin yüzünü güldürecek paylaşımlar yapın.

Hikayenin tamamı için:



Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek



Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme



Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme



Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme



Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)



Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Mart 2014 Salı

GÜNNÜCEK-MARMARİS

Yalancı Boğaz yolu üzerinde Marmaris şehir merkezine 1 km uzaklıkta, 26 hektarlık bir alanda yer alıyor. Kapasitesi 3 bin kişi / gün. Ağaç türü sığla ve defne. Halk arasında sığlaya “günnük ağacı” dendiği için Günnücek adı verilmiş.Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını yılın on iki ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu , doğal liman oluşu, antik kentlere yakınlığı, doğal güzellikleri, mavi tur olanakları, modern yat limanları, körfezin her türlü su sporlarına olanak sağlaması, beş yıldızlısından başlayarak en mütevazı pansiyonuna kadar tüm turistlerin gönüllerince tatillerini geçirebilecekleri cennet bir ilçedir.Kısa bir süre öncesine kadar balıkçılığı, süngerciliği ve ıtırlı bitkileri ile tanınan Marmaris, bugün büyük bir turizm merkezi haline gelmiştir.
Her mevsim ayrı bir güzellikte olan parkta orman içinde bulunan dere ve su birikintileri üzerine yansıyan ağaçların görüntüsü parkı ziyarete gelenleri büyülüyor. 300 dönümlük parkta 50 değişik tür kuş yaşarken, yaban domuzu, yaban eşeği, sincap, kedi gibi hayvanlar da parkın sakinlerinden. Sığla, defne ve kızılçam ağaçlarının bulunduğu parkta vatandaşların rahatlıkla gezip dinlenebileceklerini söyleyen Marmaris Milli Parklar Müdürlüğü yetkilileri, Parkın içerisinde ayrıca yürüyüş yolları bulunduğunu, isteyen vatandaşların spor yapabileceğini söyledi.
GÜNNÜCEK ULAŞIM:
Dilerseniz, kent merkezine 8 km uzaklıktaki Yalancı Boğaz’a kadar minibüs ya da aracınızla gidip, yürüyerek Cennet Adası'na çıkabilirsiniz. Adada patika yollar kent kalabalığından uzakta ve doğayla başbaşa ideal bir yürüyüş güzergahı oluşturuyor. Manzara çok güzel. Marmaris'ten kalkan teknelerin uğradığı iskele çevresinde çardak lokantaları ve cafeler var. Cennet Adası’nda etkileyici bir mağarası bulunduğunu, patika
yolları izleyerek yapacağınız bir keşif turunun sizi mağara önüne çıkaracağını unutmayın.

Not:fotograflar izmirhaberajansi.com alınmıştır.

4 Nisan 2013 Perşembe

SİİRT


Bir tarih ve sanat kentidir Siirt.Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi, her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bereketli toprakları, el emeği göz nurunun ürünü olan battaniye ve kilimleri, şifa kaynağı Pervari Balı, iri taneli fıstığı, kendine has lezzeti olan Zivzik Narı, doğal güzellikleri, tarihi eserleri, bağrında barındırdığı evliyaları ile görülmeye değer bir yerdir.Kaplıcalar, türbeler, tarihi cami, kale ve köprüler Siirt’in tarihi ve turistik değerleri arasında oldukça önemli bir yere sahiptir.
SİİRT ULAŞIM
Karayolu: Diyarbakır-Siirt arasında uzanan doğu-batı doğrultulu karayolu ilin en önemli karayolu bağlantısıdır. Otogarın kent merkezine uzaklığı 1 km. olup firma servisleri, Belediye Otobüsleri ve Şehir içi minibüsleri ile ulaşılabilir.
Otogar Tel: (+90-484) 223 14 01
Demiryolu: Karayoluna paralel olarak Diyarbakır ve Batman üzerinden gelen demiryolu Kurtalan’ da son bulur. İstasyonun kent merkezine uzaklığı 28 km.dir.
İstasyon Tel : (+90-484) 411 20 23
NE YENİR
Siirt’e özgü yemekler arasında, Büryan (Perive) et yemeği ve fes şeklinde tencerelerde pişirilen perde pilav vardır.
GEZİLECEK YERLER
Cami ve Türbeler
Ulu Cami : Çinili Minare olarak anılan Ulu Caminin minaresi, tipik Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır.
Siirt’te Veysel Karani Hz. Türbesi ve İbrahim Hakkı Hz. Türbesi bulunmaktadır.
Billoris Kaplıcası : Billoris Termal Turizm Merkezi
Sağlarca Kaplıcası : Siirt’e 15 km. uzaklığında, Eruh yolu üzerindedir. Banyo uygulamalarıyla deri hastalıklarına, romatizmada, kadın hastalıkları, nevralji, nevrit, polinevrit, polio sekelleri ve su içi egzersizlerinde yararlı olmaktadır.
Yaylalar
Pervari İlçesindeki Çemikari, Cema ve Herekol yaylaları ile Şirvan İlçesinde Baçova yaylası yöre halkı tarafından ilgi görmektedir. Yaz, kış bol yağışlı olan bu yüksek platolar, zengin çayırlarla kaplıdır.
Mağaralar
İlin Jeolojik yapısında kalkerli oluşumlar önemli yer tuttuğundan pek çok sayıda mağara oluşmuştur. Bunların bir bölümünde, insanlarca konut olarak kullanıldığını gösterir izlere rastlanmaktadır. Suya karşı direnci az olan kalkerlerin erimesi ile ortaya çıkan bu doğal mağaralar genellikle vadi boylarında yoğunlaşmıştır. Bunların en ünlüleri Botan Mağaralarıdır.
NEREDE KALINIR
Otel Adı: Otel Erdef ( Belediye Belgeli)
Adres: Cumhuriyet Caddesi No:1
Tel: (0 484) 223 10 81-82 Fax: 0.484.223 39 99
Otel Adı: Büyük Otel (Belediye Belgeli)
Adres: Aydınlar Caddesi
Tel: (0 484) 223 50 58
VATAN Oteli: (Belediye Belgeli)
Aydınlar Caddasi No : 44/A SİİRT
Tlf: 0.484.223 25 38
ÖZER OTELİ (Belediye Belgeli)
Gürüs Cad No 20
Tel : 223 26 11
not:Bilgiler ve fotograflar Siirt valiligi sitesinden alınmıştır.

26 Şubat 2012 Pazar

KEKOVA-ANTALYA

Sadece Antalya'nın değil, tüm Akdeniz dünyasının en temiz denizine sahip olan Kekova ve çevresi bu temizliğini tartışmasız koruma altına alınmış olmasına borçludur. Antalya Kaş'ın doğusunda Uluburun'dan başlayan ve Kekova burnunun doğusunda, Kale (Demre) ovasında biten çok girintili bir kıyı boyunca uzanan adalardan oluşur.Kıyıdan itibaren hemen yükselmeye başlayan eğimli araziler, düzlüklerden sonra dik yamaçlarla aniden yükselerek 550 m'yi aşan dağlara ulaşır. Kara ulaşım imkanlarının kısıtlı olduğu bölge kıyılarına denizden ulaşım teknelerle sağlanmaktadır.

Bölgede denize göçmüş eski kent surları ve kale kalıntıları bulunur. Buranın antik Simena kenti olduğu tahmin edilmektedir. Aynca çok sayıda batık kent vardır. Kekova Adasının iç yakasındaki yer (Tersane), çok eski bir tekne yapım yeridir. Kıyı bölgelerinin tamamında 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanlarının yer aldığı bölge, korunaklı koyları ve doğal tarihi güzelliklerinin sağladığı imkanlarla yat turizmine oldukça elverişlidir.
Doğa ve tarihin bütünleştiği bir dünya cenneti olan Kekova olağanüstü güzellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Mavi yolculuk yapanların kolayca ulaşıp gezebildiği ve yatlarını emin bir şekilde demirleyebildiği bir yer olan Kekova tarihle iç içe inanılmaz güzellikler sergiler.Kaş'tan sonra Uluburun geçilerek Kekova'ya doğru yol alındığında önce Sıcak Yarımadası ile karşılaşılır. Sıcak İskelesinde Aperlai antik kenti yarımadanın ucunda Toprakada ve Karaada yer alır. Bundan sonra Kekova Adası uzanmaktadır. Bu adadan dolayı tüm bölge Kekova adıyla anılmaktadır. Kekova Adası depremlerle biraz suya batmış bu nedenle buraya batık şehir denilmiştir. Kekova Adası'nın karşısında Kaleköy ve biraz ileride de yatlar için sakin bir koy olan Üçağız Köyü bulunmaktadır.
KEKOVA ULAŞIM
Fenike - Kaş karayolundan Kekova levhasının bulunduğu yola sapıldığında 19 km sonra bir doğa harikası olan Üçağız'a ulaşılır. Çevreli'den Kapaklı'ya doğru gidilirse 4 km sonra İnişdibi denilen yere gelinir. Bu alanın doğusunda yani deniz tarafında 10 dakikalık bir yürüyüş yapılırsa ilginç yapılarıyla ünlü Istlada antik kentini de görme şansına sahip olabilirsiniz. Buradaki şehirler küçük olduğundan birkaçı birleşerek Lykia Birliği içinde temsil edilmekteydiler. Örneğin; Aperlai Simena Apollonia ve İsinda bu birlik içinde temsil ediliyordu. Çevreli'den 2 km sonra yol bizi bir yeryüzü cenneti olan Kekova'ya ulaştırır. Bu yol Üçağız'da bitmektedir. Ancak buradan teknelerle Kaleköy'deki Simena Batık şehir Sıcak İskelesi'ndeki Aperlia görülebilir.
NE YENİR
Kaleköy iskele kıyısında balık lokantaları var.İskeleden biraz yukarı yamaclara doğru tırmanmayı göze alırsanız köy içinde yöreye has lezzetiyle hazırlanmış. Harika gözleme çeşitleri sizi bekliyor.
GEZİLECEK YERLER
Buradaki kale görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Rodos Şovalyeleri'nden kalan kale, tüm bölgeye hakim bir noktada bulunuyor. Üstelik üzerinde bulunduğu adanın sahilinden kaleye girene kadar harika bir yoldan yürüyor ve Likyalılar'dan kalma kaya mezarlarının arasından geçiyorsunuz. Fotoğraf çekmeyi ve tatillerini görüntülemeyi sevenler buraya mutlaka kamera ve fotoğraf makinelerini getirmeliler.Buradaki tekne turlarında yarıya kadar suya batmış tarihi yerleşimlerin kalıntılarını, üzerinde keçilerden başka sakini bulunmayan küçücük adaları, kayalara oyulmuş hücreleri, denizin ortasındaki Likya lahitini ve harika bir günbatımını görebilirsiniz. Yürüyüşten hoşlananlar ise Üçağız köyünden Kaleköy'e kadar 2.5 saat süren orman yürüyüşü yapabilirler.Kekova'ya kadar gitmişken tarihi Myra kentini görmeden geri dönmemek gerek. Buraya birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Myra'nın özellikle anfitiyatrosu görmeye değer.Kaş - Üçağız arası 34 km uzaklıkta. Buradan Kaleköy'e motorla 20 dakikada gidebilirsiniz.
NEREDE KALINIR
Kekova pansiyon:0 242 874 22 50 Mobil:0 536 550 52 94 
Telemen evi:0 242 874 22 18 Mobil:0 533 453 57 84
Grand hotel kekova:0 242 871 45 15
Theimussa pansiyon:0 242 874 22 52
Onur pansiyon:0 242 874 20 71
Not:fotograflar kekovapansiyon.com ve kekova.gen.tr'den alınmıştır.

20 Aralık 2011 Salı

MUDURNU-BOLU

Her köşesinde ayrı bir tarih yatıyor Mudur'nunun.Tarih kokan evlerde hala insanlar yaşıyor kimbilir ne duygular içinde.Yıldırım Beyazıt cami bütün görkemiyle hala ayakta.Ankara ve İstanbul'a yakın olması nedeniyle insanlar buraya dinlenmeye sık sık geliyorlar.Fuatbeyler konagı dinlenmek isteyenler müşterileri için hizmet veriyor.
Karadeniz'in en güzel yerlerinden biri olan Mudurnu, tarih kokan daracık sokakları ve tarihi evleri, yemyeşil bitki dokusu, kaplıcaları,ve kalesiyle, gerçekten görülmeye değer yerlerden biri... Osmanlı kokuludur Mudurnu. Osmanlılardan bugüne ulaşmış bir fısıltı gibi duran kasabaya Şeyh-ül Ümran tepesinden baktığınızda; aşağıda eski beyaz boyalı evlerin, bahçelerin, camilerin kucaklaştığını görürsünüz. Derenin yakınında bir horoz da ötmese, Saat Kulesi'nin altında zamanın kımıldamadan durduğunu düşünür insan.Mudurnuda hala aykata kalmayı başarmış soba ustaları,demirciler,bakır ustaları var.


NASIL GİDİLİR
Mudurnu İlçeye gelmek için İstanbul 'dan yola çıkanlar, E-5 karayolu ya da TEM otobanını kullanarak, Bolu Dağı'na kadar rahat bir yolculuk yapabilirler.( Bolu dağını tırmanmak istemeyenler Bolu Dağı tünelini kullanarak Düzce ilinden Bolu iline Tünel vasıtası ile 3 dakika gibi kısa bir sürede geçiş gerçekleştirebilirler )
Bolu Dağı'nı iner inmez Gökdemirler tesislerinin bulunduğu ve tekrar otoban başlangıcının olduğu Abant kavşağından Abant istikametine gidersiniz.
Abant Mudurnu arası ise 17km dir.Mudurnuya girişte sizi Mudurnu Tavukçuluk önündeki Mudurnu sembolü Dev bir Tavuk heykeli karşılar sizi , Sonra da ilçe merkezine ulaşırsınız. Mudurnu'ya İstanbul'dan gelenler için Adapazarı(SAKARYA) otobanında Akyazı sapağından Akyazı,Kuzuluk,Dokurcun ve Taşkesti' yi geçerek Mudurnu'ya ulaşabilirsiniz.Kendi aracınız yoksa, İstanbul ve diğer büyük şehirlerden, ÖZBOLU, ÜSTÜN ERÇELİK şirketleri başta olmak üzere, Bolu'ya giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Bolu' ya geldiğinizde Terminalden , Mudurnu'ya her yarım saatte otobüs seferleriyle Mudurnu'ya ulaşabilirsiniz.
Mudurnu İlçesine Ankara üzerinden gelecekler ise Beypazarı,Çayırhan ve Nallıhan ilçelerini geçtikten sonra İlçeye ulaşabilirler. Nallıhan ilçesine saat 13.00 gibi ulaşmaları gerekli, Nallıhan ilçesinden günde Mudurnu ilçeye 2 sefer toplu taşıma aracı hareket eder. Biri sabah saat 7.30 gibi diğeri ise 14.00 gibi Nallıhan dan hareket eder.


NEREDE KALINIR
Fuat Beyler Konağı içinde yer alan 55 kişilik kapalı, 75 kişilik yarı açık Restaurant cafe, yöresel yemeklerden Osmanlı Türk mutfağına uzanan geniş bir menü, seçkin tatlıları ile hem Mudurnulular hem de şehir dışından gelecek konukları için farklı lezzetler sunmaktadır.TEL:0374 421 24 44-421 25 55 GSM:0542 779 14 14
Yarışkaşı Konağı Mudurnu'ya ilk geldiğinizde sizleri adeta karşılarcasına yol güzergahınız üzerinde durmaktadır.TEL:0374 421 36 04
Keyvanlar konagı TEL:0374 421 37 50
Hacı Abdullahlar konagı TEL:0374 421 22 84
Mudurnu ekoyaşam evi:TEL:0374 421 38 56
Degirmenyeri tatil köyü:TEL:0374 421 26 77 GSM:0533 484 55 58
Ünsal Otel:TEL:0374 421 26 38

NE YENİR
Yarışkaşı konagında yöresel yemekler mevcut.Mudurnu usulü tarhana,kaş kebabı,kabaklı gözleme,depme helvası.Ayrıca tavukları ile meşhur mudurnudan tavuk almadan gitmeyin bence.
Not:Bilgiler www.mudurnu.com'dan alınmıştır. 

4 Ağustos 2011 Perşembe

UTOPIA WORLD OTEL

Utopıa world  Alanya merkeze 15 km.uzaklıkta Kargıcak beldesinde bir tepenin üstüne kurulmuş mükemmel manzarası ve mimarisi ile insanı büyüleyen bir otel.2 gün önce bu otelde 5 gün kadar konaklamı imkanı bulduk.Ve bende aranızda gitmek isteyenler olabilir diye otel ile bilgilerimi aktarmak istedim sizlere.Otel eşsiz manzarası ile karşılıyor sizi.Otele dogru çıkarken kendinizi şatonuza gider gibi hissediyorsunuz.Otele girdiginizde villa tarzı evler karşılıyor ilk önce sizi.Bu evler yamaçlara kurulmuş.Özellikle denize nazır olan villaların manzarası çok güzel.Ama biz otel bölümünde kaldık.Çocukla yamaçtan inip çıkmak zor olur diye villaları tercih etmedik. 
Otelin ana binasına geldiginizde güler yüzlü personeller tarafından karşılanıyorsunuz.İşlemlerimiz bittikten sonra odamızı ve manzarasını da çok begendik.Oda konusunda mini bardaki seçenekler diger otellere göre sınırlı.Sadece cola,fanta ve su var.Ama onu dışında odalar çok temiz.Her türlü ihtiyaçlarınız düşünülmüş.Mesela ben diş fırçası,macunu ve eşimin tıraş takımını da getirmiştim otele.Ama gerek yokmuş.Size özel hazırlanmış paketlerde hepsi var.Yalnız küçük şişelerde sizlere sunulan şampuan,krem,vücut losyonları,banyo köpügü....2'şer adet konulmasına ragmen yetmiyebiliyor ve temizlik personeli yani kat görevlileri bunları siz istemeden doldurmuyor.Hatta biz istememize ragmen(unutmuş oldukları düşünmek istiyorum)doldurmayı unuttular.
Otelin muhteşem yanlarının dışında tabiiki eksi yanlarıda var.Mesela böyle büyük bir otel için(kalan kişi sayısınıda düşünürsek)3 adet asansör yetersiz kalıyor.Birçok insan merdivenle inip çıkmak zorunda kalıyor.Ayrıca denizinin çakıl olması ve çok fazla dalga olmasıda ayrı bir dezavantaj,5 gün boyunca dalga çok oldugu için denize sadece 1 defa girebildik sadece.
Yemekleri öglen çıkan yemekler haricinde gayet güzeldi.Özellikle akşam yemeklerinde eger bizim gibi eti seviyorsanız ete doyuyorsunuz.Tatlı bölümünde daha çok yaş pasta tarzı bir menü uygulanmış.Son günümüzde Türk gecesi oldugu için inanılmaz güzel yemek seçenekleri vardı.
Otelin en güzel yanı ise havuzları.Aquapark ile berbaber 12 adet havuzu var.Özellikle yukarıdaki fotografı olan relax havuzunu çok sevdik biz.Çünkü inanılmaz güzel bir manzarası var.Denize nazır havuzda yüzmek çok keyifliymiş.Bu arada denize belli bir miktar kadar yürüdükten sonra asansörle inebiliyorsunuz.Çünkü deniz baya bir aşagıda kalıyor.Ama sıcaklarda denize kadar yürüme işini pek tavsiye etmiyorum.
Otel ana binasının önünden otele ait olan ve her 15 dakikada bir hareket eden bir servis var.Bu servisle hem aquaparka(villaların altına yapıldıgı için merdivenleri kullanmanız gerekiyor buda yine sıcaklarda çok zor oluyor) hemde denize ulaşım çok kolay oluyor.Bu servisle yine 15 dakikada bir otele çıkabiliyorsunuz.Aquaparktaki kaydıraklar,havuzlar ve çalışan personel çok iyi.
Çocuklar için kurulan havuz ve kaydırakları çok begendik. 
Kısa ve öz olarak otelin eksi tarafları olmasına ragmen güzel bir otel.Otelde kalan insanların %95'i yabancı.Yani bizler turist oluyoruz otelde.Kalan Türk aile sayısı parmakla sayılabilecek kadar az.
Otelde gün batımını seyretmek ve resimlemek çok güzel.Aktivitelere gelince pek katılmasakta fena olmadıgını düşünüyorum.Saat 20:30'da başlayan anfi tiyatrodaki çocuk aktivitelerinin ise yetersiz ve kısa oldugunu düşünüyorum.Ayrıca mini clubdaki aktivitelerde çok yetersiz.
Lobide sunulan içkiler ve nane likörü eşliginde gelen(nane likörünü siz istemeden getirmiyorlar yalnız)Türk kahvesini muhteşem manzara eşliginde yudumlamak çok güzel.Tercih sizin ben gördüklerimi ve yaşadıklarımı yazdım. Tatil için Utopia world oteli tercih ederseniz sizlere iyi tatiller diliyorum.Benden bu kadar.
UTOPİA WORLD OTEL tel:0242 526 28 28
Adres:Kargıcak beldesi Alanya/ANTALYA

3 Şubat 2011 Perşembe

İZTUZU PLAJI-DALYAN-MUGLA

Doğal bir yarımada ve Dünya'da doğallığını koruma ödüllü ikinci plaj olan Dalyan'ın İztuzu plajı temiz ve berrak denizi , altın renginde kumları ve her yıl Nisan - Eylül ayları arasında yumurtalarını bırakmaya gelen Caretta-caretta kaplumbağaları ile şanslı tatilcilerini bekliyor.
Bir yanı tatlı su diğer yanı Akdeniz olan bu muhteşem kumsal altın renkli kumu ve kristal berraklığındaki denizi ile Cennet'ten bir köşe gibidir . Caretta-caretta kaplumbağalarının yumurtlamak için bu kumsalı seçmesinin nedeni belki de budur , ne dersiniz?Med-Cezir'e bağlı olarak bazen tuzlu su deltaya bazen de tatlı su denize akar ve bu sırada kumların denizle dansı görülebilir . Suyun derinliğini ve kumsalın boyunu belirleyen bu etkenler sürekli değişim gösterdiğinden büyük teknelerin koya yaklaşması ve kaplumbağa yumurtalarının zarar görmemesi için kumsala evcil hayvan sokulması yasaktır .
 Plaj etrafında herhangi bir işletme bulunmamaktadır .
NASIL GİDİLİR
Dalyan'ın plaja kıyısı olmayan bir coğrafi yapısı vardır . Plaj çevresinde yapılaşma olmadığı için plaja kara yolu veya gölden dolmuş teknelerle gidilebilir.
Kara Yolu
Dalyan PTT'si yanından kalkan minibüslerle Sulungur Gölü'nü dolaşarak çam ormanları arasından yapılan bu keyifli yolculuk 15-20 dakika sürmekte.
Göl Yolu
Dalyan rıhtımından kalkan dolmuş teknelerle göldeki sazlıkların arasındaki doğal kanallarda yapılan yolculuk esnasında ender görülen pek çok kuş türünü tanıma imkanına sahipsiniz . Dolmuş tekneler misafirlerini Dalyanağzı plajına 30-40 dakikada ulaştırmakta.
NEREDE KALINIR
 Plaj çevresinde bir otel yapılaşması yok o yüzden en yakındaki Dalyandaki otellerde konaklamak gerekiyor.Bunlardan biri Hotel Palmyra tel:0252 284 20 96
Dalyan Oasis Otel tel:0252 284 51 78
Günay otel:0216 721 77 20
El Rio Otel:0216 721 72 80
NE YENİR
Dalyan konumu ve geçmişten günümüze denizcilikle tanınmış olması nedeni ile en çok tüketebileceğiniz deniz ürünleridir, başka yerlerde belki rastlayamayacağınız birçok deniz ürününü dalyan da bulabilirsiniz.
Bunun yanında birçok restoran ve farklı yeme içme tesisleri vardır. Kısacası dalyan da yeme içme konusunda hiçbir sıkıntı çekmezsiniz, daha farklı hizmet görmek isteyenler içinse dalyan da bulunan otel ve motellerde bulunan restoranlarda hizmet vermektedir.

Not:Bilgiler hotelinceler.com,fotograflar panoramio.com dan alınmıştır.

EKİNCİK KOYU-KÖYCEGİZ-MUGLA

Mugla ilimizde yeralan Ekincik görülmeye deger bir tabiata ve koya sahip.Mugladan vazgeçemeyenlerdenseniz Ekincigi de mutlaka görmelisiniz.
NASIL GİDİLİR
Eğer İstanbul tarafından Ekincik'e geliyorsanız Çamlıca-Bayramoğlu otobanını takip ettikten sonra, Topçular-Eskihisar'ı arabalı vapurla 40 dakikada geçebilirsiniz.
Bursa çıkışı tek yönün 30 kilometre kadar olan mesafesi ve Balıkesir çevre yolu da rahat sayılır.
Manisa-İzmir yolunu takip ederek Aydın otobanı sapağına kadar devam edebilirsiniz. Eğer Muğla çevre yoluna girdiyseniz, Ekicik'e geldiniz sayılır.
Gökova'ya inip, Fethiye yönüne döndükten sonra, Köyceğiz'e gelmeden önce Ekincik tabelalarını göreceksiniz. Son ikaz olan "600 metre sağa" yazılı tabeladan sonra girdiğiniz kavşak, Döğüşbelen.
1-2 Km. kadar toprak yoldan devam edip, Köyceğiz Gölüne paralel köprüye gelince, 24 Km'lik harika bir
yolla Ekincik'e ulaşıyorsunuz.
Ekincik'e Hava yolu ile ulaşım
Ekincik'e uçak ile gelmek isteyenler için Dalaman Havaalanı ile Ekincik arası 40 Km.dir


Ekincik Kaç Kilometre
Marmaris - Ekincik : 80 Km
Dalaman - Ekincik : 67 Km
Muğla - Ekincik : 80 Km
Köyceğiz - Ekincik : 35 Km
Döğüşbelen - Ekincik : 30 Km 
NEREDE KALINIR
Satır ailesinin işletmesi olan Ekincik Otel, 7 yıldır hizmet veriyor. Muğla'nın karakteristik mimarisi örnek alınarak inşa edilen bu estetik otelde, Muğla Yerkesik'ten getirilen dekoratif taşlarla Çine Çayı'nın pırıl pırıl ve sapsarı kumları kullanılmış. Denize sıfır, iki katlı ve bahçeli otelde banyolu ve balkonlu 27 oda bulunuyor. Otel 1 Mayıs-29 Ekim arası hizmet veriyor.
Ekincik Otel
Tel: (0-252) 266 02 03-04
Faks: (0-252) 266 02 05
İrtibat Bürosu:
Gürem Tic. A.Ş.
Marmaris Tel: (0-252) 413 33 35
www.hotelekincik.com
Ayrıca ekincik koyuna tepeden bakan yamaç üzerinde Akdeniz otel,Ekincik ve Saray gibi pansiyonlar bulunuyor.Ve deniz kenarında bulunan diger bir tesiste Anatolia Kamp.Bu kamp çadır ve karavan sahası olarak hizmet veriyor.
Akdeniz Otel tel:0252 266 02 55
Anadolia Kamp Tel:0252 262 44 54
My marina restorant tel:0252 262 10 49-0252 262 44 77


NE YENİR
Ekincik koyunda Likya,Remo,Ekincik Otel restoranı ve My marina olmak üzere 4 restorant bulunmaktadır.Ekincik otelinde Sılcan Yogurtlamasının tadına bakabilirsiniz.Ayrıca köy muhtarlıgının yeni yapılan ofisi yanında has zeytinyagı ve çam balı alabilirsiniz.Ve ayrıca My marina restorantta ünü yurtdışına taşmış deniz ürünlerini deneyebilirsiniz.


Not:bilgiler gizlicennetler.com sitesinden fotograflar panoramio.com sitesinden alınmıştır.

2 Şubat 2011 Çarşamba

AKÇAKESE KÖYÜ-ŞİLE-İSTANBUL

İstanbulda yani istanbulda yaşayanlar için yanıbaşlarında olan gizli bir cennet Akçakese köyü.Eger uzun vadeli tatil yapamayacaksanız istanbula sadece 60 km.mesafede yer alıyor.İster çadır kurun,ister otelde kalın ya da isterseniz bungalovları tercih edin.
NASIL GİDİLİR
AKÇAKESE köyü, Şile- Ağva yolu üzerinde bulunuyor.İstanbul'a 60 kilometre, Şile'ye ise 17 kilometre uzaklıkta.İstanbul'un Avrupa yakasından Fatih Köprüsü'nü geçerek yola çıkanlar, Şile'ye yapılan ve büyük kısmı biten yeni yoldan Ömerli'ye kadar virajlardan arınmış, rahat yolculuk yapabilir.Şile'den sonra manzarası güzel sahip yolunu tercih edenler, birbirinden güzel köyleri ve koyları görerek, Akçakese Köyü'ne gelecekler. Köyden itibaren sahile ayrılan 2 kilometrelik toprak yol sizi, kıyı sahil şeridine getirecek.
OTOBÜSLE
Otobüs yolculuğunu seçerseniz, Üsküdar'dan Şile'ye otobüsle gidebilirsiniz. Şile- Ağva arasında çalışan minübüslerle Akçakese'de inip, aynı yolu yürüyerek sahile ulaşabilirsiniz.
NE YENİR
AKÇAKESE köyü sahilinde yer alan Akkaya tesisleri restoranı, tatil köyünde kalanların ve günübirlik konukların tüm siparişlerini hazırlıyor. Ege'de üretilen özel zeytinyağı ile hazırlanan meze çeşitleri damakta leziz tadlar bırakırken, et, tavuk ve balık türü yiyecekler, taze olarak bulunabiliyor. Tesiste konaklayanlar, ortak mutfakta kendi yemeklerini pişirebildikleri gibi, konakladıkları bungolovlar önünde mangal keyfi de yapabiliyorlar.
Bölgede piknik yapacaksınız, piknik malzemelerini kendiniz getirmelisin. Akkaya köyü'ne giderken, Şile yolu üzerinde, ızgara piliç ve et çevirme yapan alabalık pişiren bir çok kır lokantası da bir başka alternatifiniz olabilir.
NEREDE KALINIR
Sahilde yer alan Akkaya tatil ve kamp merkezi ideal bir seçenek.Agaçlarla bezenmiş bu kampta ayrıca karavan ve bungalovlara özel yer ayrılmış.
Ben kapalı yer istemem diyorsanız da bir alternatif düşünülmüş.Sahilde kamp yapacak çeşitli alanlarda ayrılmış.
Ayrıca Akçakese köyünde kalmak istemezseniz Kabakoz köyü ve şilede konaklama tesisleri bulunmaktadır.
akkaya tatil ve kamp merkezi
tel: 0216 7277010
tel: 0216 7277223
tel: 0216 7277536
kış rezervasyonu irtibat telefonları
tel: 0216 366 18 98
gsm: 0532 507 75 50
gsm: 0532 273 77 08

Not:Bilgiler ve fotograflar oyunpiyatforum.com ve gizlicennetler.com adlı siteden alınmıştır.

17 Temmuz 2010 Cumartesi

ÇANDARLI-DİKİLİ-İZMİR

Denizi, güneşi, rüzgarı, kıyı yükseltisi nedeniyle manzarası, koyları, adaları ile Çandarlı üç tarafı denizle çevrili köy yaşamı, kent yaşamının aynı anda yaşandığı, yerli üretim bolluğu, sakin ve sessizliği ile tam bir tatil ve dinlenme diyarıdır.Çandarlı doğal özelliklerini korumuş olma şansını elinde bulunduran bir beldedir. Kalesiyle, üç tarafı denzilerle çevrili uzun sahil şeridiyle, yeşiliyle mavisiyle, doğal klima özelliğiyle, pırıl pırıl kumsallarıyla turistik bir yerdir.
NASIL GİDİLİR
Özel araçlarıyla İzmir çıkışından 100 km sonra Çandarlı plajına gelirler.Çandarlı-İzmir arası düzenli otobüs seferleri bulunuyor.Karayolu bağlantısına göre Çandarlı-İzmir 90km, İzmir-Bergama yol çatısından 11km, Çandarlı-Dikili 19km, Çandarlı Bergama 34km uzaklıktadır. Deniz yolu ile İzmir’e 50, İstanbul’a 243, Dikili’ye 16 mil uzaklıktadır. Çandarlı’ ya İzmirden ulaşım, Şehirlerarası Otobüs Terminalinden saatte bir hareket eden Dikili otobüsleri ile sağlanmaktadır. İstanbul ve Ankara dan ise kış aylarında günde bir sefer, yaz aylarında daha sık aralıklarla sefer yapan seyahat firmalarının otobüsleri ile ulaşılabilmektedir.
 Çandarlı’dan havaalanı (Menderes) arası ise 90 km.
NE YENİR
Çandarlı girişinde sahil kafeleri, çay bahçeleri, lokantalar yemek yenecek yerler olarak sıralanıyor. Çandarlı Kalesi civarı, bar, restoran, kafelerin daha sıklıkta yer aldığı yerler.Yani yemek konusunda seçenek çok.
NEREDE KALINIR
Tuana Pansiyon
Tel no: 0(232) 673 237
Simay Restaurant&Otel
Tel no: 0(232) 673 11 00
Samyeli Otel&Restaurant
Tel no: 0(232) 673 342
Senger Pansiyon&Restaurant
Tel no: 0(232) 673 31 17
Emirgan Motel&Restaurant
Tel no: 0(232) 673 25 00
Otel Villa Papatya
Tel no: 0(232) 673 39 29
Kaffe Pansiyon
Tel no: 0(232) 673 31 22
Bağış Pansiyon
Tel no: 0(232) 673 24 59
Gül Pansiyon
Tel no: 0(232) 673 33 47
Not:fotograflar candarli.net ten alınmıştır.Bilgiler candarli.bel.tr den alınmıştır.

GİDEROS KOYU-KASTAMONU

Kastamonu'nun en güzel koylarından biridir Gideros koyu.İsmi Cenevizlilerden kalma.İki balık lokantası ve birkaç tane evden oluşuyor bu koy.Ankaradan ve istanbuldan buraya balık yemeye gelenler çok oluyor.Yolu virajlar,rampalar,daralan yollarla dolu.araçlar için park yeride var.Küçük bir plajı ve bu plajdan seyretmeye doyamayacagınız güzellikte yeşil alanı var.İsteyen tekne tutup koyun dışına da çıkabiliyor.Mayıs-Haziran ayları denizin en durgun oldugu zamanlar. 
NASIL GİDİLİR
İstanbul'dan çıkanlar, devlet yolu ya da otoban ile Bolu üzerinden Gerede'ye gelmeden Yeniçağa yol ayrımını kullanarak, Devrek-Bartın yoluyla Batı Karadeniz sahiline ulaşabilirler. Cide-İnebolu arası sık ve sert virajlara sahip.İstanbul-Kastamonu arası 520 km.
NE YENİR
Tabii ki balık.Gideros Koyu Kazım'ın Yeri'nde, Hanife Yılmaz iyi balık kızartıyor. Tel:0366 871 85 21
NEREDE KALINIR
Abana Tatil köyü:Tel:0366 564 12 53
Otel bora Tel:0366 564 12 60
Cide Belediye Tesisleri Tel:0366 866 35 13
Alkan Otel:0366 866 12 79
Ece Tesisleri Tel:0366 866 20 05
Not:fotograflar sihirlitur.com dan alınmıştır.